09 Temmuz 2009 Perşembe

Rabia Kadir


Rabia Kadir

Forbes Dergisi tarafından 1994 yılında Çin'in en zengin 10 kişisinden birisi olarak gösterilen Uygur asıllı iş kadınının Uluslararası Af Örgütü ve merkezi New York ta bulunan Çin'deki İnsan Haklarını İzleme Grubu tarafından yapılan açıklamada, Rabiye Kadir'in 8 yıl hapis cezasına çarptırıldığı açıklanmıştı.
Çin Ulusal Halk Meclisi toplantıları nedeniyle Pekin'de bulunan Doğu Türkistan’ın sözde Bölge Meclisi Başkanı Amadun Niyaz Amerikan Kongresi yetkilileriyle görüşmesinden hemen önce tutuklanan Rabiye Kadir’in yakında yargı önüne çıkarılacağını belirtmiş ve Doğu Türkistanlı iş kadınının ''ulusal birliği sabote'' etmekle suçlandığını söylemişti.
Ağustos 1999 yılında sözde “gizli devlet belgelerini yabancılara vermek ve bölücü faaliyetlerde bulunma” suçuyla tutuklanan Rabiye Kadir'in eşi Sıdık Hacı Rozi, ABD, de yaşıyor ve Amerikan yönetimince desteklenen Özgür Asya Radyosunda çalışıyor. Kadir'in Amerikan Kongresi görevlilerine gizli belgeler verdiği iddia ediliyor. Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü James Rubin de geçen ay, Çin makamlarından Rabiye Kadir’in serbest bırakılmasını istemişti.
Rabiye kadir Çin İstihbarat elemanları tarafından pasaportuna el konularak gözaltına alındı. 400 milyon frank sermayesi olan ve Bill Gates'in yakın dostu olan Rabiye Kadir'in milletvekili dokunulmazlığına rağmen, En Çu En-Tin tarafından Urümçi Havaalanı'nda Taşkent'e hareket ederken çırılçıplak soyulmak suretiyle üstü arandıktan sonra, pasaportuna el konulmuştu.
Havaalanındaki tartaklamadan sonra, havaalanı yolu üzerinde bulunan İstihbarat Merkezi'ne getirilen Rabiye Kadir'e yurt dışına çıkış yasağı getirildiği söylendi. "Acı ve Sıkıntı çeken Doğu Türkistan halkını bu kaostan kurtararak soydaşlarıma model olmaya çalışıyorum” diyen Rabiye, Kadir'in pasaportunun müsadere edildiğini ABD'de bulunan eşi de doğrulayarak, "Biz siyasetle uğraşmıyoruz. Ticaret yapıyoruz. Kazandıklarımızı da yoksularla, ihtiyacı olanlarla paylaşıyoruz. O kadar'' diyerek açıklamalarda bulunmuştu.

Suçlanma gerekçeleri ise ;
1. Doğu Türkistan’ın Feyzabad şehrinde meydana gelen deprem sonrası bölgeye 10 kamyon yardım malzemesi göndererek, devleti küçük düşürmek ve halkı devlete karşı kışkırtmak,
2. 4 Şubat Gulca direnişi sonrası çıkan çatışmalarda çocukları ölen, yaralanan ailelere para ve erzak yardımı yaparak, ayrılıkçı güçlere destek vermek,
3. ABD'de ticari şirket kuran Eşi Prof. Sıdık Hacı Rozi’nin yedi aydır ABD'den Çin'e dönmeyerek, siyasi faaliyetlerde bulunması nedenleriyle... Rabiye Kadir’e yurt dışına çıkma yasağı getirildiği belirtildi.
Kültür Devrimi sırasında da tutuklanmış. Deriden dokuma sanayiine kadar birçok fabrikası, mağazaları, ticaret merkezlerinin sahibi olan Rabiye Kadir yurt dışından otomobil de ithal ediyordu. Geçen yıl Bill Gates'in davetiyle ABD'ye gitti ve burada da bir şirket açmıştı.
Rabiye Kadir, 54 yasında bir kadın, hayatını Doğu Türkistan’ın kurtuluşuna adamış. Defalarca hapse girip çıkmış.
Rabiye Kadir, kendini tamamen çocuklarına ve halkının özgürlüğüne adamış durumda. Özellikle Uygur insanlarının iyiliği için her türlü fedakarlığı yapan Kadir’in, yıllar boyunca da bu uğurda başına gelmeyen kalmamış.
Hapis’e defalarca girip çıkan Kadir, çevresindeki insanlar ve halkı tarafından ''iyilik meleği'', ''özgürlük savaşçısı'' diye tanımlanıyor.
Kadir, oğlu ve sekreteriyle birlikte Amerika'ya, eşinin yanına gönderileceği günü bekliyordu. İddialara göre, özgürlük savaşçısı Kadir bu yolda Çinli'lerin elinde işkence bile görmüş. Bütün yaşadıklarına rağmen azimle yoluna devam eden bu kadından şimdi herkes ''güç timsali'' diye bahsediyor.
Dünyada kendine iş olarak yardım severliği seçen pek çok insan vardır muhakkak. Ama bazıları tavırlarıyla, çektikleri çilelerle ve atıldıkları maceralarla daha çok göz önüne geliyorlar. İşte Rabiye Kadir de onlardan biri. Çinli otoriteler ve Amerikan İnsan Hakları Örgütleri arasında yoğun bir tartışmaya sebep olan bu olaylar zinciri, Kadir'in ısrarlara rağmen bir türlü serbest bırakılmamasıyla iyice doruğa ulaşmıştı.

KALP İLAÇLARINI DAHİ VERMİYORLAR

Amerikan House of Representatives'in 24 Temmuz 2000'de çıkardığı kararnameyle serbest bırakılması istenen Rabiye Kadir, kendisiyle birlikte Çin'de bulunan oğlu ve sekreteriyle birlikte eğer isterse Amerika ya dönebileceğini söylemelerine rağmen serbest bırakmamışlardı.
Eşi de Amerika’da olan Kadir'in hapis cezası, Amerikan Meclisi tarafından ''politik amaçlı bir düzmece'' olarak nitelendiriliyordu.
Amerika’nın Kadir’i kurtarmak için harekete geçmesinin sebebi, Çinli gardiyanların özgürlük savaşçısı kadına kalp ilaçlarını vermeyi reddetmeleri. Kalp hastası olan Kadir'in her gün düzenli olarak ilaçlarını alması ve doktor kontrolünde olması gerekirken, Hong Kong’daki İnsan Hakları ve Demokrasi Merkezi'nin 25 Temmuz tarihli raporuna göre, Kadir, sadece ilaçlarını alamamakla kalmıyor, hapiste bulunduğu bir sene içinde ziyaretçi kabul etme hakkından da yararlanamıyordu.
Adı açıklanmayan bir kişi de, Kadir'in hapis’e girmeden önce nezaret altında tutulduğu süre içinde de, yanlış ifade imzalaması için işkence gördüğünü söylemişti. Yapılan araştırma sonucunda, imzalanmamış bir ifade kopyasının Kadir'in ailesine gönderildiği ortaya çıktı.
Peki ''özgürlük savaşçısı'' olarak anılan ve çevresinde yardım meleği diye tanınan bu kadının suçu neydi?
Önce, Doğu Türkistan’daki mücahitlerle işbirliği yaptığı iddia edildi.
Zaten Kadir'in kendisi de Uygur kökenliydi. Ama asıl suçlama sonrasında geldi: Rabiye Kadir, geçen Mart ayında sözde ''ülke sırlarını yasal olmayan yollardan dış ülkelere aktarmak'' suçuyla sekiz sene hapis’e mahkum edildi.

Doğu Türkistan da bir Amerikalı delegeyle buluşup, ona bölgedeki politik suçluların durumu hakkında bilgi vermek üzereyken tutuklanan Kadir için, bu bir ilk değildi. Daha önce de Çin'de hapse mahkum edilen bu kadın, hayatını halkına özgürlük sağlamak amacıyla çile çekerek geçirdi. Bu tutuklama olayı ile eğer dünya kamuoyu ilgilenmemiş olsaydı, Doğu Türkistan’daki cezası yargısız bir şekilde idam idi.

24.09.2004 tarihinde Rabia Kadir'e İnsan Hakları Ödülü Verildi

1999 yılından bu yana hapiste bulunan Doğu Türkistanlı iş kadını Rabia Kadir'e, insan hakları ödülü verildi. Kadir, Doğu Türkistan'ın bağımsızlığını istemekle suçlanıyordu.
Norveç'te her yıl bir insan hakları savunucusuna verilen Rafto ödülü, bu yıl Çin'de cezaevinde bulunan Doğu Türkistanlı iş kadını Rabia Kadir'e verildi. Ödül komitesi, "yabancılara bilgi vermekle'' suçlanarak cezaevine atılan Kadir'e verilen ödülün, "Çin yönetimine Uygurların ve diğer azınlıkların ekonomik, kültürel ve sosyal haklarına saygılı olması yolunda çağrı'' anlamına geldiğini bildirdi. BM Kadın Konferansı'na 1995 yılında Çin temsilcisi olarak katılan Kadir, 1999'da tutuklanmış ve Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan Uygurlara karşı izlenen politikalar yüzünden Pekin yönetimini eleştirmekten ve yerel basında çıkan makaleleri yabancılara vermekten 8 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Dünyanın tanımadığı isimlere verilen ödülü, 2001'de İranlı Şirin Ebadi almıştı.


İnsan Hakları ve Demokrasi Merkezi'nin sonradan yaptığı bir açıklamaya göre de, Çinli otoriteler Kadir'in mahkumiyet sonrasındaki temyiz başvurusunu dikkate bile almamışlardı.
Rabiye Kadir de, 1993'ten 1997'ye kadar Çin Politik Kongresi'nde Uygur insanlarının temsilcisi olarak yer aldı. Kadir aslında zengin bir işkadını. Kocası Sıdık Rozi ile birlikte tam 11 tane çocukları var. Rozi de aynı Kadir gibi Amerika'ya girmeden önce Çinli otoriteler tarafından birçok defa arandı ve hakkında tutuklama emri çıkarıldı. Amerika’ya kaçtığında ise, Özgür Asya Radyosu'nda çalışıp, Uygur'lara karşı Çin ayrımcılığını eleştiren söylevler verdi.
Kadir ve eşinin Doğu Türkistan'ın başkenti olarak bilinen Urümçi ’de altı bloklu bir binaları var. Adı da “Rabiye Binası” Sadece kadınlar tarafından işletilen küçük dükkan ve marketler bulunan binanın üçüncü katında da, Kadir tarafından 1996'da kurulan bir yabancı di1 okulu var. Arapça ve İngilizce dersleri verilen okul, alt katındaki restoran ve üst katında deri mobilya mağazasıyla büyük uyum içinde işletiliyor.

Kadir, namazlarını kılıyor ve çevresindeki herkese gücü dahilinde hediyeler veriyor. Kendisi her ne kadar ''Ben süper kadın değilim. Sadece bir ailenin annesiyim'' dese de, Kadir’in gücü çevresinde son derece yoğun olarak hissediliyor.
1997'de bir Fransız dergisinde yayınlanan röportajında, ''Güç hepimizin içinde vardır. Ben sade halkıma yardım etmek istiyorum. Yapabildiğim kadarıyla bazı şeyle değiştirmeye çalışıyorum" diyor. Gücü ve bitmeyen azmiyle kadınlara örnek olarak gösteriliyor.


Kaynak: uludagsozluk.com

05 Temmuz 2009 Pazar

futbol sahası ölçüleri nedir



BOYUTLAR:

Oyun Alanı dikdörtgen şeklinde olmalıdır. Taç çizgilerinin uzunluğu kale çizgilerinin uzunluğundan fazla olmalıdır.

Uzunluk (taç çizgisi): en az 90 m. (100 yarda) - en çok 120 m. (130 yarda)

Genişlik (kale çizgisi): en az 45 m. (50 yarda) - en çok 90 m. (100 yarda)

ULUSLARARASI MAÇLAR

Uzunluk : en az 100 m. (110 yarda) - en çok 110 m. (120 yarda)

Genişlik : en az 64 m. (70 yarda) - en çok 75 m. (80 yarda)


AYRICA:

penaltı alanı 16.5 metre eninde (18 yarda), 40.3 metre uzunluğunda olmalıdır.

ceza yayı, merkezi penaltı noktası olacak şekilde 9.15 metre yarıçaplı bir yaydır.

penaltı noktası kale çizgisinden 11 metre uzaktadır.

kalenin uzunluğu 7.32 metre, genişliği saha çizgileri dışına doğru 2.44 metredir.

sahanın ortasındaki merkez dairenin çapı da 9.15 metredir.

kalecinin aut atışını kullandığı çizgi de (neydi ki adı?) 5.5 metre eninde 18.32 metre uzunluğundadır.

köşe noktalardan yapılan korner atışları 1'er metrelik daire dilimleri içinde kullanılır.

04 Temmuz 2009 Cumartesi

Ligin en değerli futbolcuları ve takımların değerleri

TAKIM 2008 PİYASA DEĞERİ(AVRO OLARAK) BUGÜNKÜ DEĞERİ (AVRO OLARAK)
Galatasaray 116 milyon 700 bin 120 milyon 450 bin
Fenerbahçe 106 milyon 500 bin 96 milyon 500 bin
Beşiktaş 76 milyon 850 bin 83 milyon 700 bin
Trabzonspor 52 milyon 700 bin 58 milyon 150 bin
Sivasspor 33 milyon 800 bin 41 milyon 250 bin
Gençlerbirliği 24 milyon 200 bin 31 milyon 725 bin
Ankaraspor 36 milyon 200 bin 31 milyon 400 bin
Bursaspor 25 milyon 50 bin 29 milyon 650 bin
İstanbul BB 33 milyon 700 bin 29 milyon 300 bin
Kayserispor 35 milyon 950 bin 27 milyon 525 bin
Gaziantepspor 21 milyon 650 bin 26 milyon 50 bin
Ankaragücü 25 milyon 800 bin 25 milyon 200 bin
Eskişehirspor 24 milyon 800 bin 20 milyon 975 bin
Manisaspor - 18 milyon 500 bin
Antalyaspor 18 milyon 125 bin 18 milyon 450 bin
Denizlispor 20 milyon 650 bin 17 milyon 750 bin
Kasımpaşa - 13 milyon 400 bin


FUTBOLCU DEĞERİ (AVRO OLARAK)

Arda Turan 15 milyon
Alex 12 milyon 500 bin
Daniel Güiza 12 milyon
Nihat Kahveci 10 milyon
Lincoln 10 milyon
Servet Cetin 9 milyon
Abdul Kader Keita 8 milyon
Milan Baros 8 milyon
Semih Sentürk 7 milyon 500 bin
Fabian Ernst 7 milyon
Bobo 7 milyon
Kewell 7 milyon
Mehmet Topal 7 milyon
Mehmet Topuz 7 milyon
Gökhan Gönül 6 milyon 500 bin
Rodrigo Tello 6 milyon
Ibrahima Yattara 6 milyon
Leo Franco 6 milyon

(transfermarkt.de)

Dilmen'e göre Fener'in en iyi transferi

Sivasspor’dan alınan Bilica, Fenerbahçe’nin bu sezon yaptığı en iyi transferlerden biri. Kısacası bana göre çok iyi bir oyuncu.

Fenerbahçe gibi hedefleri büyük olan takımlar hep kazanmaya yönelik futbol oynarlar. Hücum pasları da, çağdaş futbol gereği, ilk olarak savunmadan başlar. Brezilyalı futbolcu bunu çok iyi yapıyor.

Bilica’nın, Sivas’ta oynarken, dikkat çekmesinin ilk nedeni de bu... Geçen sezon Sivasspor’da oynadığı maçlarda ağır bir görüntü vermişti...

Ama sezgileri o kadar güçlü ki, bu zaafiyetini kolayca kapatmayı başarmıştı. Fenerbahçe’de de bu konuda zorluk çekeceğini düşünmüyorum.

Ayrıca Bilica’nın daha önce uzun süre İtalyan takımlarında oynadığını hatırlarsak, sarı-lacivertli takımda da İtalyanca bilen oyuncuların fazlalığı akla getirilirse, uyum konusunda zorluk çekmeyeceğini düşünebiliriz.

Keita'nın forma numarası belli oldu

Galatasaray'da yeni transfer Abdul Kader Keita'nın Hakan Şükür'le özdeşleşen 9 numaralı formayı giyeceği belirtildi.

Sarı-Kırmızılı takımın unutulmaz golcüsünün futbolu bırakmasından sonra 9 numarayı geçen sezon kimse giymemişti. Keita'nın pazartesi veya salı günü Galatasaray kampına katılacağı belirtildi.

Sarı-Kırmızılı takımın Hollanda kampına izni sona eren Shabani Nonda da katıldı. Teknik Direktör Frank Rijkaard'ın Nonda ile baş başa bir görüşme yaptığı belirtildi.

Rijkaard'ın Hollanda kampına katılan gençlerden 3 futbolcuyu da A takıma almayı kararlaştırdığı bildirildi. Sol kanatta oynayan Serdar Eylik, orta sahanın ortasında görev yapan Emre Çolak ve geçen sezon Diyarbakırspor'a kiralık gönderilen Erhan Şentürk'ün yeni sezonda A takım kadrosunda yer alacakları ifade edildi.

Hollanda kampını yarın bitirecek olan Galatasaray, Almanya'ya geçerek Zaton Kupası'ndaki ilk maçında Mısır'ın Al Ahly takımının karşısına çıkacak. Turnuvada Almanya'nın Bayer Leverkusen ve Fas'ın Wydad Athletic Club Casablanca takımları da yer alıyor.

Halk Ergenekon'a inanıyor mu?

A&G Araştırma Şirketi’nin yaptığı araştırmaya göre, son 10 ay içinde Ergenekon örgütünün varlığına inananların oranı belirgin ölçüde azalıyor.

2008 yılının ağustos ayında “Ergenekon örgütünün varlığına inanıyorum” diyenlerin oranı yüzde 74.7 iken, geçen ocak ayında yüzde 61.7’ye, haziran ayında ise yüzde 53.8’e indi. Sürecin “hukuk içinde işlediğini” düşünenlerin oranı ise yüzde 23.3’te kaldı.

ERGENEKON'UN VARLIĞINA İNANANLAR AZALDI

Türkiye’nin 7 bölgesinden 33 ilde 6 - 7 Haziran tarihleri arasında yapılan araştırma, Ergenekon örgütünün varlığına inananların azaldığını, “Ergenekon yok” diyenlerin de arttığını ortaya koydu. Ağustos 2008’de halkın yüzde 14.8’i, Ergenekon’a inanmadığını söylerken, bu oran geçen ocak ayında yüzde 20.3’e, haziranda ise yüzde 27.6’ya yükseldi.

Araştırmaya göre, erkekler kadınlara oranla Ergenekon’un varlığına daha çok inanıyor. 18-27 yaş arasındaki gençler ise, genel ortalamanın üzerinde Ergenekon’a inanmadığını belirtiyor. Eğitim yükseldikçe Ergenekon’a inanmayanların da oranı artıyor.


EN ÇOK AKP'LİLER İNANIYOR

Bugün seçim olsa oyunu AKP’ye vereceğini söyleyenlerin yüzde 70.3’ü, DTP’lilerin ise yüzde 68.8’i Ergenekon’un varlığına inanıyor. Ergenekon’a inanan CHP’lilerin oranı yüzde 34.8, MHP’lilerin oranı yüzde 46.3 seviyesinde. CHP’lilerin yüzde 50’si, “Ergenekon yok” derken, bu oran AKP’lilerde yüzde 11, MHP’lilerde yüzde 39, DTP’lilerde ise yüzde 21.

HUKUK İŞLİYOR MU?

Ergenekon sürecinin hukuk içinde işlediğini düşünenlerin oranı sadece yüzde 23.3. Halkın yüzde 29.9’u, “Çeteleşme var ama bazılarına da gözdağı veriliyor” derken, “AKP’nin siyasi manevrası” görüşünde olanların oranı yüzde 18.1. Sürecin hukuk içinde sürdüğüne inananların oranı son 6 ayda ciddi oranda azaldı. Kadınlar erkeklere oranla her şeyin hukuk içinde işlediğine daha az inanıyor. Kadınların yüzde 21.6’sı “Her şey hukuk içinde işliyor” derken, bu oran erkeklerde yüzde 25. Genç yaş grupları, hukuk sürecinin işlediğine daha az inanıyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe “Her şey hukuk içinde işliyor” diyenlerin oranı azalıyor, AKP’nin siyasi manevrası olduğunu düşünenlerin oranı artıyor. İlkokul mezunlarının yüzde 25’i herşeyin hukuk içinde işlediğini düşünürken, üniversite mezunlarının sadece yüzde 20’si bu görüşte.Davanın AKP’nin manevrası olduğuna inananların oranı ilkokul mezunları arasında yüzde 13 olurken, üniversite mezunları arasında bu kanaati paylaşanların oranı yüzde 31’e ulaşıyor.

CHP: AKP MANEVRASI

Bugün seçim olsa oyunu AKP’ye vereceğini söyleyenlerin yüzde 41’i her şeyin hukuk içinde işlediğini söylüyor. CHP seçmeninin yüzde 39’u süreci AKP’nin manevrası olarak görürken, yüzde 32’si “Çeteleşme var ama bazılarına da gözdağı veriliyor” diyor. Ergenekon sürecinin hukuk içinde kaldığına en az inananlar ise DTP’liler. DTP’li seçmenin yüzde 6.6’sı hukuk içinde kalındığı görüşünde.

KAFALAR KARIŞIK

Türkiye’de yetişkin nüfusun çoğunluğu Ergenekon diye bir örgütün varlığına inandığını söylemektedir. Dikkat çekici olan, “böyle bir örgütün varlığına inanıyorum” diyenlerin oranının yaklaşık 1 yıllık süreç içerisinde düzenli olarak azalmasıdır.

Bu azalışın en önemli nedenleri arasında yargılamalarda henüz karar aşamasına gelinmemiş olmasının ve sık sık yapılan dalga operasyonlarıyla gözaltına alınanların bir bölümünün daha sonra serbest bırakılmasının etkili olduğunu düşünüyorum. Ergenekon konusunda halkımızın kafası gerçekten karışmış gibi görünmektedir. Böyle bir örgütün varlığına inananların bir bölümü bile “çeteleşme var doğru ama bazılarına da gözdağı veriliyor” demektedir. “Her şey hukuk süreci içinde yürüyor” diyenlerin oranının yüzde 23.3 de kalması, bunun en önemli göstergesidir.

Ergenekon gibi kamuoyunun uzunca bir süredir yoğun bir şekilde gündemini işgal eden bir konuda halkın neredeyse üçte birinin bu konuda fikir beyan etmemesi, cevap vermemesi, halkın bu konu hakkında konuşmaktan çekindiğini göstermektedir.

AKP VE DTP'LİLER İNANIYOR

AKP ve DTP seçmeni böyle bir örgütün varlığına yüksek oranda inanırken, eğitimliler, CHP’lilerin çoğunluğu ve MHP seçmeninin önemli bir bölümü “inanmadığını” söylemektedir.

Eğitim ve gelir yükseldikçe, “her şey hukuk süreci içinde işliyor” diyenlerin oranı azalmakta, “çeteleşme var ama bazılarına da gözdağı veriliyor” veya “bu dava AKP’nin siyasi bir manevrası” diyenlerin oranı artmaktadır.

Özetle; Ergenekon konusunda seçmenin kafasının karışık olduğu, araştırma sonuçlarında çok net bir şekilde görülmektedir. (Milliyet)

02 Temmuz 2009 Perşembe

İşte Michael Jackson'ın vasiyetnamesi

Temmuz 2002 tarihli vasiyetnameye göre Michael Jackson tüm servetini, vasiyetnamede adı geçen 3 çocuğunun bakımını üstlenen annesi Katherine Jackson'ın hak sahibi olduğu Michael Jackson Aile Vakfı'na bıraktı.

Vasiyetnamesinde gerektiğinde 79 yaşındaki annesinden sonra, Amerikalı ünlü şarkıcı, müzik yapımcısı ve oyuncu Diana Ross'u çocuklarının bakımı için vasi tayin eden Jackson, eski eşi Debbi Rowe'u mirasından mahrum etti. Mahrum ettiği bir diğer kişi de, hayatı boyunca hiç anlaşamadığı, yıllarca büyük baskı gördüğü babası.

Vasiyetnamenin yazıldığı tarihte sanatçının servetinin 500 milyon dolardan fazla olduğunun tahmin edildiği ve servetinin çoğunun “gayrimenkuller ve çeşitli kuruluşların hisselerinden” oluştuğu belirtildi.

Öte yandan sanatçının 25 Haziran'da ölümünden bu yana albümlerinin satışında patlama görüldüğü belirtildi.

ABD ve Kanada'da müzik ve video ürünlerinin satışı hakkında bilgilendirme sistemi olan Nielsen SoundScan, sanatçının ölümünden bu yana 3 albümünde satış rekorları kırıldığını ve ABD'de 2.3 milyon şarkının internetten indirildiğini kaydetti.

Jackson'ın albüm satışlarının bir hafta önce 10 bin civarında olduğu, pazar gününden bu yana ise bu rakamın 422 bine ulaştığı belirtildi. Bu haftaki satış rakamının, bu yılın başından 21 Haziran'a kadar olan sürede satılan bütün Jackson albümlerinden daha fazla olduğu kaydedildi.

Satışında patlama görülen 3 albümün “Number Ones”, “Essential Michael Jackson” ve “Thriller” olduğu belirtildi.

Wall Street Journal gazetesinin dünkü haberine göre Michael Jackson'ın sahip olduğu hisselerden 1.3 milyar dolarlık bir serveti mevcut.